Annem çok üzgün, farkına vardım sonunda. Çok büyük bir yıkımdı o an. Gerçi hala beni en net görebilen o. Demisti ki o zamanlar "üzüleceksin.. üzüldüğünü görmek şimdiden, inan daha çok acı veriyor.." Aksini iddia edip karşı çıktığım gençlik figürleri geliyor aklıma. Gelse de farketmiyor.
Degişen ya da esen bir kuzey rüzgarı yok çünkü. O rüzgarlar poyrazlarla yıkandı, yıkıldı, saçıldı inciler yere... Ve gelip hiç çekinmeden, kalbimin olduğu yere; etime, tenime, çengelledi kendini, kendini dedimse ben, anla ki imgesini.
Tortulaştık... Yozlaştım ben de. Eskidim bende. Ben de çürüdüm.
-İnsan içten çürüyor azizim...
Ve inadına, bakmamam gereken gerçeğe bakıyorum. Soğusa bile içimde bir anne. Ben hala o çocuğum. Hiç değişmedim. Hiçbir adsız, var'sız mutluluk (varolsa da) getiremeyecek neşemi...
Annem baştan sezindi çünkü. O tanıdıbeni herkesten önce, herkesten öte... Ve bilir, yürüdüğüm yoldan hiçbir şey olmamış gibi geri dönemeyeceğimi...
12.09.2007
[Sadece Kayitli Kullanicilar Linkleri Gorebilir. Lutfen KAYIT olunuz.]